Dolar 44,5851
Euro 51,4977
Altın 6.694,04
BİST 13.128,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sivas 11°C
Yağmurlu
Sivas
11°C
Yağmurlu
Sal 14°C
Çar 12°C
Per 9°C
Cum 7°C

Savaş lobileri ve bölgesel güvenlik düzeni üzerine Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in değerlendirmeleri

Savaş lobileri ve bölgesel güvenlik düzeni üzerine Ömer Çelik’in değerlendirmeleriyle Türkiye’nin tutumu ve güvenlik stratejileri üzerine kapsamlı bir bakış.

Savaş lobileri ve bölgesel güvenlik düzeni üzerine Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in değerlendirmeleri
6 Nisan 2026 22:36
8
A+
A-

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, A Haber’de soruları yanıtladı

Çelik, bölgedeki hareketliliğin sadece sahadaki çatışmalardan ibaret olmadığını vurguladı. Washington-Tel Aviv hattındaki kirli ittifaka dikkat çekerken, savaş lobisinin Amerika içerisindeki karşılığı olduğunu ifade etti. İlgili süreçte bu yapının amacının rejimin değişmesi yönünde olduğuna dikkat çekti.

Bir geceyle yok etme tehdidi ve diplomatik trafik konusuna değinen Çelik, itidal çağrısı yapanlar ile yıkım isteyenler arasında iki lobi bulunduğunu belirtti. Kağıt trafiğinin yoğunlaştığını ve bu trafiğin savaştan önce olsaydı anlam ifade edebileceğini söyledi.

İran’ın kırmızı çizgileri ve tazminat talebi kapsamında İran’ın mevcut şartlar altında taleplerini özetleyen Çelik, geçici ateşkes yerine kalıcı bir barış ve iki tarafın eş zamanlı ilerlemesi gerektiğini belirtti. İran, zararın telafisi konusunda da tazminat için kararlı görünüyor.

Müzakere masasındaki ihanet ve iki kez saldırı vurgusunu yapan Çelik, İran’ın müzakereler sürerken saldırıya uğradığını ifade etti. Uluslararası hukuk açısından geçerliliği zayıf olan bu durumun sorgulandığını söyledi.

Bölgesel güvenlik mimarisi şart diyen Çelik, bölgesel bir güvenlik mimarisinin masada olmasının şart olduğunu söyledi. Özellikle geçmişteki nükleer müzakerelerde Türkiye’nin etkili rolünü hatırlatan Çelik, Lula ile Japonya ve İran arasındaki döneme değindi.

Savaş lobisi ve Trump’ın darbesi bölümünde, nükleer sürecin ilk aşamasının Donald Trump döneminde zarar gördüğünü belirtti. İsrail’deki savaş lobisinin bu süreci agresif harekete geçirmek istediğini savundu.

Güney Afrika G20 konuşması ve Türkiye’nin rolü kapsamında Lula ile yapılan görüşmeleri hatırlatan Çelik, Türkiye’nin kapasitesi ve Dışişleri Bakanlığı’nın öncülüğünün önemine vurgu yaptı. Erdoğan’ın İran dosyasına hakimiyeti ile Türkiye’nin diplomasi sahnesindeki ağırlığını öne çıkardı.

Erdoğan’ın İran dosyasına hakimiyeti ifadesiyle Türkiye’nin diplomasideki rolüne işaret eden Çelik, Umman yerine Türkiye’nin arabuluculuk yapmasının taraflar için etkili olacağını söyledi. Ayrıca İran’ın nükleer stratejisinin denetime açıldığı belirtilerek, bu dönemde işbirliği alanlarının genişlediğini belirtti.

Netanyahu’nun planları ve bölgede dengeler konusuna değinen Çelik, Netanyahu’nun bölgeyi Siyonist planlarla dizayn etmeye çalıştığını öne sürdü. Hristiyan dünyası ve Avrupa liderlerinin bu konudaki tutumuna ilişkin görüşlerini dile getirdi.

Liberal demokrasi ve hukuk devleti söylemleri konusunda Batı ülkelerinin İsrail’in saldırganlığı karşısındaki tutumunu eleştirdi. Sanchez gibi liderlerin sağduyulu duruşunu örnek gösterdi ve Batı’nın bu vahşete karşı durması gerektiğini belirtti.

Kürt kardeşlerimiz ve bölgesel dengeler açısından Kürt halkının emperyalist oyunlara alet olmadığını vurguladı. Bölgedeki Kürt kardeşlerimizin sağduyulu tavrı övüldü ve tarafsızlıklarının korunması gerektiğine dikkat çekildi.

Terör örgütlerinin yaşıt yazılımı ve operasyonlar hakkında ise PJAK ve Komala gibi örgütlerin durumu ele alındı. Batı’nın stratejik hataları ve İran iç dinamikleri üzerine analizler yapıldı. Batı medyasının algı operasyonlarına karşı dikkatli olunması gereğine vurgu yapıldı.

Türkiye’de vesayetin kırılması ve devletin tek devlet olarak konumlanması süreci özetlendi. Dışişleri, TSK ve istihbaratın tek bir strateji üzerinde çalışması Türkiye’nin başarısı olarak değerlendirildi.

Cumhurbaşkanımızın kardeşlik siyaseti bölgeye olan güven ve işbirliği vurgusu ile öne çıktı. Erdoğan’ın bölgedeki diyalog ve temasları sayesinde çatışmadan kaçınma çabalarına işaret edildi.

Netanyahu’ya yönelik sarsıcı sorular ise İsrail’in sınırları ve bölgedeki agresif hamleleri konusunda dikkat çekti. ABD-İsrail ittifakının İran’a yönelik tezahürünün sınırsızlık temelli olduğuna dair eleştiri sürdürülüyor.

Kümülatif değerlendirme olarak, Çelik’in ifadeleri bölgesel güvenlik mimarisinin gerekliliğini ve diyalog ile diplomasi yolunun önemini vurguluyor. İç ve dış politik dengeler sonucu Türkiye’nin bölgesel rolünün güçlendiği, küresel sistemin yeni bir döneme girdiği değerlendirmesi öne çıkıyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.