Dolar 47,3450
Euro 53,9685
Altın 6.162,81
BİST 14.149,91
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sivas 31°C
Açık
Sivas
31°C
Açık
Çar 28°C
Per 29°C
Cum 29°C
Cts 28°C

İslam Medeniyeti Temalarıyla Cami ve Şehir”

İslam medeniyeti temalarıyla cami ve şehir arasındaki etkileşimi derinlemesine inceleyen zengin bir bakış açısı.

İslam Medeniyeti Temalarıyla Cami ve Şehir”
24 Temmuz 2026 13:08
4
A+
A-

İslam Medeniyeti: Bilim, Adalet ve Paylaşım Üzerinden Vizyon

24 Temmuz 2026 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlenen Cuma hutbesi, İslam medeniyetinin temel değerlerini Kur’an ve sünnet ışığında hatırlatıyor. Hutbede, insanın yeryüzünün emaneti olduğu kavramı Hûd Suresi 61. ayetten alıntı ile vurgulanırken, medeniyetin sadece maddi zenginlikten ibaret olmadığına değiniliyor; ahlak ve faziletin korunmasının da hayata geçmesi gereken önemli unsurlar olduğuna dikkat çekiliyor.

Hutbenin odak noktalarından biri, medeniyetin temellerinin ilim, adalet ve paylaşma olduğunu vurgulayan ifadelerle birlikte, cami, vakıf ve kütüphanelerin, insanlığa hizmet eden mimari ve sosyal kurumlar olarak hatırlatılmasıdır. Nahl Suresi 90. ayet üzerinden, adalet, iyilik ve yakınlara yardımın önceliklendirilmesi gerektiği mesajı tekrarlanıyor: “Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklar.”

Hutbe, toplumun farklı kesimlerini ortak bir değer etrafında buluşturmayı amaçlayan bir görünüm sunuyor. Camilerin kardeşliği pekiştirdiği, okulların erdemi öğrettiği ve iş yerlerinin dürüstlük, emek ve helal kazancı temel aldığı bir toplumsal düzen tasavvur ediliyor. Hz. Muhammed’in (s.a.s.) şu hadisi hatırlatılarak, topluma yönelik sorumluluk bilinci ve güzel ahlak vurgusu güçlendiriliyor: “Nerede olursan ol, Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Kötülüğün peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin.”

Ayakta duran bir vurgu da Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nin yeniden cemaatle buluşması ve Ayasofya Camii’nin, İstanbul’un fethindeki rolünün bugün yeryüzüne adalet ve merhametin yayıldığı bir simge olduğunun ifade edilmesidir. Hutbe, Tevbe Suresi 18. ayetin mealinin hatırlatılmasıyla sona eriyor: “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inananlar imar edebilirler.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.