Dolar 48,6399
Euro 56,1161
Altın 6.713,82
BİST 14.235,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sivas 30°C
Parçalı Bulutlu
Sivas
30°C
Parçalı Bulutlu
Paz 30°C
Pts 30°C
Sal 26°C
Çar 24°C

PISA 2025: Türkiye’de eşitsizlik ve başarı hikayesi tartışması

PISA 2025: Türkiye’de eşitsizlik ve başarı hikayesi tartışmasıyla eğitimde adalet, performans farkları ve politikanın rolü ele alınır.

PISA 2025: Türkiye’de eşitsizlik ve başarı hikayesi tartışması
15 Eylül 2026 10:38
6
A+
A-

Multi başlık altında analiz: Türkiye’nin PISA 2025 sonuçları

Türkiye eğitim sisteminde görülen tablolar, son veriler ışığında eşitsizliğin kronik bir problem olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Bilimsel okuryazarlık, okuma becerileri ve matematik alanında kaydedilen yükselişler, ortalama değerleri olumlu yönde etkilemiş olsa da, verilerin çoğu dezavantajlı ve avantajlı öğrenciler arasındaki farkı büyüttüğünü gösteriyor.

Fen bilimlerinde 15 basamaklık, okuma becerilerinde 18 basamaklık ve matematikte 11 basamaklık yükselişler, ülkedeki tüm çocuklar için aynı başarıyı getirmedi. Veriler, yüksek performanslı öğrencilerin çoğunluğunun varlıklı ailelerden geldiğini ve yoksul çocukların durgun ya da olumsuz etkilendiğini işaret ediyor. Son yıllarda üst düzey başarıya ulaşanların dağılımı, sosyoekonomik olarak avantajlı grupta yoğunlaşıyor.

Derinlemesine bakıldığında, matematikte dezavantajlı öğrencilerin durumu endişe verici. Basamaklarda temel yeterlik düzeyinin altında kalan öğrencilerin oranı üç alanda da yüksek; özellikle her üç alanda da dezavantajlı öğrenciler çoğunlukta. Her iki dezavantajlı öğrenciden biri matematikte temel yeterlik düzeyinin altında; okuma ve fen alanlarında da benzer bir tablo var.

OECD ortalamasını yakalama başarısını ise, dezavantajlı olmayan öğrencilerin performansından kaynaklanan bir artış olarak yorumlamak mümkün. Üst düzey performans gösteren öğrencilerin dağılımı, sosyoekonomik olarak avantajlı grupla ilişkilendiriliyor. Türkiye’nin eğitim sistemi, öğrencileri sınav skorlarına göre ayrıştırma ve sıralama yönünde 89 ülke içinde 3. sırada yer alıyor.

Sonuç olarak, eşitsizliği ortadan kaldıran bir kamusal müdahale alanı olmadan, genel başarı hikayesi ile eşitsizlik arasındaki uçurumun kapanması zor görünüyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.