Dolar 18,5168
Euro 18,1932
Altın 988,11
BİST 3.198,16
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sivas 24°C
Az Bulutlu
Sivas
24°C
Az Bulutlu
Per 25°C
Cum 26°C
Cts 26°C
Paz 24°C

KURBAĞALAR YAŞASIN

A+
A-
06.06.2022
159

Bir önceki yazımda yürüyüşü, yeni yerler, mekanlar keşfederken, dostlarla birlikte doğadaki “gürültüsüz varlıkların sesini” duyabilmenin keyfini, güzelliklerini yazmıştım. Bu konuda oldukça güzel dönüşler aldım. Bizde yapsak diyenler çoğunluktaydı. Bizde yapalım diyorlar ama ardından da hemen “o koca yol biter mi, zirveye çıkmak kolay mı?” soruları başlıyor. “En uzun yolculuklar bile küçük bir adımla başlar.” sözü sanki bunun için söylenmiş. Ne kıyafetlerime baktım dağcılık için uygun mu diye, ne de hazır mıyım, değil miyim diye kendime baktım. Arkadaşlarıma uydum yirmi yıl önce “bu iş kolay değil” diyenlerin aksine bugün hala doğadayım, dağlarda, zirvedeyim.

Zirvedeyim ama sizinle bu hafta zirvelere kadar ulaşan çevre kirliliği ve doğaya atılan atıklardan ve oluşan olumsuz etkilerden bahsedeceğim. Doğaya atılan zararlı atıkların etkisini sizler de yakından fark edebilirsiniz. Bugünkü yazımın başlığında geçen kurbağalarla ilgili bir yorum okudum ve en son kurbağayı ne zaman gördüm diye şöyle bir düşündüm. Birkaç yıla kadar bahçemde tek tük kurbağalara rast geliyordum. Gözlemleme imkanımda oluyordu ama son zamanlarda iyice kayıplara karıştılar diyebilirim. Ben yaşanılan bu kayıpları bilinçsizce kullanılan zehirli zirai mücadele ilaçlarına bağlıyorum. Sadece kurbağalar değil, bir hayli yaban hayatı bu bilinçsiz mücadeleden etkileniyor, yok oluyor. 

Bazen çok küçük ve önemsiz olduğunu düşündüğümüz detaylar tıpkı yukarıda ki doğa sporlarına atılacak küçük adımlar gibi ileride sizi zirvelere çıkarabiliyor, bir çok sorunu çözebiliyor. Bir çevre, doğa belgeselinde görmüştüm, parmak ucumuza sığacak büyüklükte bir kurbağa gösteriyorlardı. Soyu tükenmekte olduğu iddia edilen bu mini kurbağa için belgeseli hazırlayanlar bu canlının soyunun tükenmemesi için kendi hayatlarını adamaktan sakınmamışlardı. Bunları görünce kendi kendime sormadan edemiyorum “biz ne yapıyoruz, hangi tehdit altındaki varlıklar için nasıl bir mücadele içindeyiz?” tatmin edici cevabım yok maalesef. “Alt tarafı kurbağa, olmazsa olmasın, ne çıkar” diyenler için durumu kısaca şöyle anlatmak lazım: Kurbağalar eko sistemde milyonlarca canlı türlerinden sadece birisi, daha çok sinek ve zararlı böcekleri yerler, tıbbi gelişmeleri sağlamak için başlıca kobaydırlar. Kuşların, balıkların ve yılanların en kıymetli yiyeceğidir. Yavruları olan iribaşlar ise içme suyumuzu süzer, içilecek hale getirirler. Bir zincir var, zincirin halkalarının koparılmaması gerekiyor. Onun için son zamanlarda çok kullanılan bir sloganı burada anmakta fayda var “Kurbağaları kurtardığımızda, tüm doğal hayatı, tüm ekosistemlerimizi ve tüm insanları korumuş oluruz.”

BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ

Yukarıda anlattığım belgeselciler insanlık adına bir kurtarma çabasına düşmüşler, bizlerin onlardan geri kalmaması gerekiyor. İnandığımız dinin Peygamberi yaşadığı yerlerde “Harem Bölgesi” ilan ederek doğal koruma alanları oluşturmuştur. Akıp giden nehirden abdest alırken dahi suyun israf edilmemesini buyurarak suya vefasını göstermiştir.  “Uhud bizi sever, biz de onu severiz.” diyerek dağa olan muhabbetini göstermiştir. “Kıyamet kopuyor olsa dahi elinizdeki fidanı dikin.” buyurarak doğaya karşı sorumluluğumuzu hatırlatmıştır. “Bu dilsiz hayvanlar hakkında Allah’tan korkun.”  uyarısıyla inanana yakışanın bütün canlılara merhamet edilmesi gerektiğini söylemiştir. Rehberimizin tavsiyelerini dinleyerek çevresel felaketlerin önlenmesinde diğer milletlere öncülük edip, örnek olmalıyız. Çevre Haftası nedeniyle hafta sonu epey bir faaliyet yapıldı, bende katıldım. En başta çöp toplama faaliyeti idi ki, çöp toplanan yerler merkeze yakın mesafe ve belediyelerin temizlik sorumluluğunda olan yerlerdi. Buna rağmen inanılmaz büyüklükte çöp yığınları birikti, toplandı. Ya uzak yerlerde ki kirlilik, oraları kim temizleyecek?  Kirletiyoruz, temiz olan, el değmemiş ne varsa acımasızca, vicdansızca kirletiyor, kendi elimizle dünyanın dengesini bozuyoruz. Emanetçisi olduğumuz dünyanın dengesini bozmadan daha yaşanabilir bir dünya olarak emaneti sahibine devir etmeliyiz.

BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.