Dolar 18,8303
Euro 20,2254
Altın 1.137,88
BİST 4.186,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sivas -6°C
Hafif Kar Yağışlı
Sivas
-6°C
Hafif Kar Yağışlı
Per -6°C
Cum -4°C
Cts -6°C
Paz -5°C

ÖĞRETMENİM

23 Kasım 2022 09:02 | Son Güncellenme: 16 Ocak 2023 09:26
17

“…Çoğu zaman oyunlardan sıkılır, koşarak gittiğim okulun yüksek duvarlarına zahmetle tırmanır, ayaklarımı neşe içinde aşağı sarkıtır, düşlerimin kahramanı öğretmenleri görebilmek için uzak sınıfların pencerelerini seyre dalardım…

…Bir yıl sonra, bir salı akşamüzeri, bir Meliha Öğretmenim oldu benim. Sonrasında her şeyim… Ne yaptı etti, hepimize okumayı aynı anda öğretti. Yalnızca okumayı mı? Yürekleri okumayı öğretti, mahzun ve suskun gözleri…

…Hani bir keresinde beni tahtaya kaldırıp da bana bir problem sormuştunuz. Hiç unutmuyorum şöyleydi: “Annem yirmi lira verdi. Bakkaldan dört ekmek aldım. Geriye kaç liram kaldı?” Çarptım, çıkardım. “dört liram kaldı öğretmenim.” dedim size. Heyecanla kalkıp yerinizden, uçarcasına yanıma geldiniz. Alnımdan öpüp: “Aferin yavrum, ekmeğin fiyatını biliyorsun. Sen okur, adam olursun!” demiştin…

…Yine bir gün sormuştunuz bana: “Yavrum ellerin niye kara?” diye… Çok uğraşırdım, benim ellerim de arkadaşlarımın elleri gibi süt beyaz olsun diye. Hatta pıtırlı briketlere sürterdim ellerimi, çıksın karalıklar diye. Ama o karalar sayesinde eve her gün bir ekmek götürebiliyordum…

…Gül devşiren ellere ağladı gökler. Sen bugün sakın mahzun olma öğretmenim! Hem mizanın başında da yetişirim sana! Hiç sanmam ya! Ağır gelirse veballerin, sen üzülme sakın! Elimde askılı çantam, koşar gelirim yanına! Çantamda, sildiğin gözyaşlarımdan; sonsuz güzellikte billur hatırat… Gözlerimde gözlerinin ışığı… Ellerimde gül devşiren ellerinin kokusu…”

Eğitim-Bir-Sen’in ilk yıllarında kültürel çalışmalarından olan “Yüreğimdeki Resimler” isimli kitaptan alıntıyla başladım yazıma. Hepimizin az veya çok yaşadığı böylesi bir öğrenci öğretmen hatırası vardır. Kendimden çok şeyler bulduğum bu alıntıyı sizlerle paylaşmak istedim. Bizden sonra gelecek nesillere bırakacağımız ibretlik, ders alınacak hatıraların yazıldığı böylesi güzel çalışmalara çok ihtiyacımız var. Sendikalar artık bu gibi işlerle ilgilenmiyor, onlar daha çok özlük haklarıyla (?) ilgileniyor. İlgilensinler tamam ama yukarıda ki gözü yaşlı hocalarımızın sayısı neredeyse yok olma aşamasına geldi. İdeallerimize ne oldu? “Öğretmenler; Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerini, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır…” sözü böylemi karşılık bulacaktı?

Yeni nesil yozlaşma tehdidi altında, millet olarak tehlikenin farkında mıyız bilmiyorum ama yolunuz bir liseye düştüyse ne demek istediğimi anlarsınız. Saçı omuzlarda, keçisakallı, düşük bel dar pantolonlu, küpeli erkek öğrencilerle, göbeği açık, tayt giyinmiş dağınık saçlı kız öğrenciler, sarmaş dolaş baygın baygın dolaşanlar, edepsizce bağıranlar, çığırından çıkmış gönül eğlendirmeler ve daha neler, neler… Kusura bakmasınlar sendikal hak diye sırf kravat takmamak için kılık kıyafet serbestliğini ısrarla bizimkiler istedi, yolu açtılar, şimdi çıplak gelene bile karışmıyor/karışamıyorlar.

Bir milletin milli, ahlaki ve kültürel yönden güçlü olması ve diğer kalkınmış ülkeler seviyesine ulaşması öğretmenlerin özverili çalışmaları sayesinde olacağına yürekten inanıyorum. Ham olarak ellerine teslim edildiğimiz öğretmenlerimiz, büyük bir sabırla bizleri işleyerek duygularımıza, fikirlerimize, ruhumuza ve hayata bakışımıza en güzel biçimi vererek, bizlere doğruyu, güzeli, iyiyi, mertliği ve daha birçok güzel hasletleri öğrettiler.

Yine bir “Öğretmenler Günü” arifesindeyiz. Eğitimcilik gibi kutsal bir mesleği ifsat eden onca olumsuzluklara rağmen mesleğini, dünyalık hiçbir maddi getiri, insan yetiştirmenin verdiği manevi hazzın yerini tutamaz diyerek bıkmadan usanmadan sağlığını, enerjisini ve gençliğini öğrencileri için feda ederek, seve seve yapan hocalarımızı her zaman minnetle anıyor, ellerinden öpüyorum.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.