Dolar 32,5998
Euro 34,8142
Altın 2.493,71
BİST 9.478,87
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sivas 24°C
Az Bulutlu
Sivas
24°C
Az Bulutlu
Cts 20°C
Paz 21°C
Pts 24°C
Sal 28°C

SAHADAN DEPREM NOTLARI

11 Şubat 2023 17:59
140
A+
A-

6 Şubat 2023 saat 04:17 uykunun en derin yerinde, hiçte tanıdık olmayan korkunç seslerle ve sarsıntıyla uyandım. Deprem oluyordu. Bir şey olmaz, geçer birazdan alışkanlığıyla geçmesini bekledim ama geçmedi, daha şiddetli sallanmaya başladık. Tavandaki avizeler, penceredeki perdeler aşırı rüzgâr yemiş gibi sallanıyordu. Kapalı olan kapı açılmış, bir açılıp bir kapanıyordu. Derinden gelen depremin korkutucu sesiyle sağlam sandığımız zemin ayağımızın altından kayıyordu. O kadar çaresiz durumdasınız ki vakit geçmiyor, bir dakika size bir asır gibi geliyordu.

Biraz sonra geçer düşüncesi kafanızdan siliniyor, biraz sonra bina çökecek duygusu size hakim olmaya başlıyor ve yaratana onun ismiyle yalvararak kurtulmak için bildiklerinizi okumaya başlıyor ve ev halkını sakinleştirmeye çalışıyorsunuz. Artçılarla birlikte on dakikadan fazla süren bir sarsıntı sonrası kendimizi toparlayıp sokağa çıkışımız ve şehrin sokaklarında depremin şokuyla insanların yağan kar altında bir araya gelmeleri ve nerede ne olmuş öğrenmeye çalışmalarını şaşkınlıkla izliyorsunuz. Bizde öğrendik; “Kahramanmaraş ili Pazarcık ilçe merkezli 7.7 şiddetinde bir deprem meydana gelmiştir. Depremden Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Malatya, Osmaniye, Hatay ve Kilis etkilenmiştir.” Sivas’ın adı geçmiyordu. Deprem Sivas’ı bu kadar etkilemişse, bu şehirleri yıkmıştır dedim ve bir AFAD gönüllüsü olarak bana ihtiyaç duyulur düşüncesiyle AFAD il müdürü Nazif beyi aradım, merkeze gelmemi istedi ve kısa zamanda merkeze intikal ettim.

Sivas AFAD İl Müdürlüğü teyakkuzda idi, gönüllüler görev bekliyordu. Bizleri Kahramanmaraş merkeze yönlendirdiler. Sekiz arkadaş ihtiyaç duyulacak malzemelerle hazırlanıp kendi aracımızla yola koyulduk. Lapa lapa kar yağıyordu. Şarkışla’yı, Pınarbaşı’nı geçtik, Göksun’a yaklaşırken bir deprem daha olmuş am yolda onu pek hissetmedik. Yol kenarındaki köylerden geçerken vatandaşların evlerinden çıkmış olduklarını, ağladıklarını gördük. Sivas merkezi aradığımızda Elbistan merkezli saat 13.24’te 7.6 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldiğini öğrendik. Saat iki gibi Göksun’a girdiğimizde halk sokaklarda idi, yol boyu binaların neredeyse tamamı hasarlı, birçoğu da çökmüş idi. Ekipteki arkadaşlarımızdan Elbistan’da akrabası olan vardı, yaptığı görüşmede ikinci depremin çok daha yıkıcı olduğunu, bir hayli binanın yıkıldığını öğrendik.

Sivas merkezle yaptığımız görüşme sonrası Elbistan’a gitmeye karar verdik. Yol boyu benzinliklerin neredeyse tamamı devre dışı kalmış, çalışan bir iki benzinlikte de uzun kuyrukların oluştuğunu gördük. Bu benzinliklerden birinde bizde sıraya girip depomuzu ve yanımızda ki takviye yakıt tankımızı doldurduk. Saat 15:45’te Elbistan’a girdiğimizde ilk Kaymakamlığa gittik, bina hasarlı ve kimseler yoktu, belediye binasına gittik orası da aynı durumdaydı. Bu arada koordinasyon merkezini ararken depremin etkisini net görebiliyorduk, her taraf çökmüş, insanlar perişan, yardım bekliyorlardı.

Koordinasyon merkezini bulduk. Aksaray valisi ve ekibi orada idi. Bizi merkezde görevlendirdiler. Biz içeride oluşturulan bir masada halktan gelen talepleri, ihbarları not edip ilgili birimlere iletecektik. İyi ki buraya gelmişiz, ne çok talep oldu yüzlerce sayfalık notlar ve sorunların çözümü için sabaha kadar uyumadan çalıştık. Arada bir yakınımızda ki kurtarma çalışmalarına dönüşümlü olarak katıldık. İlk saatlerde neredeyse iğne ile kuyu kazır gibi göçük altından insanların kurtarılmasına şahit olduk. Büyük iş makineleri henüz gelmediği için kurtarma çalışmaları geç ilerliyordu. Aksaray İHH ekibinin canla başla çalıştığına şahitlik ederim. Ara ara benimde yardımcı olduğum kurtarma çalışması neredeyse yedi saat sürmüştü. Bir ceset, bir de canlı çıkarıldı. Bir canın kurtulmasına vesile olmanın sevincini anlatamam. Ambulansa götürülürken depremzedenin yakınlarının gözyaşları içinde ettikleri dualar bizleri de ağlattı. Çok acı hikâyeler var sahada hem de çok acı.

Gün ışıdığında üç arkadaş durum tespiti yapmak için Elbistan sokaklarına daldık. Arkadaşımızın birisi Elbistanlı idi, bize rehberlik etti. Ceyhan nehrinin doğduğu yer olan Pınarbaşı mevkiine giderken sağlı sollu binaların kimisinin çöktüğünü, ayakta kalanlarında oturulmayacak derecede darbe aldığını gördük. Bu arada özellikle marketlerin içinden malzeme alanları gördüğümüzde yapmayın, almayın diye uyardık ama açız, mecburuz ödünç aldık, parasını sonra ödeyeceğiz diyerek bizi dinlemediler bile. İlk yapanlar açlık ve susuzluk gerekçesiyle girdiler belki ama bu hareket yağma ve talanın tetikçisi oldu. Ne yazık ki biz şehirden ayrılırken de devam ediyordu. Pınarbaşı Ceyhan nehrinin doğduğu yer, çok büyük bir su havzası, geniş bir alanı kaplayan göleti var, etrafında da çok büyük bir mesire alanı oluşturulmuş. Eski mahalleler bu ırmak kenarında kurulmuş, çarşı merkeze kadar kilometrelerce yürüdük, her taraf perişan her taraf hüzün ve acı dolu. Koordinasyon merkezine geldiğimizde gördüklerimizi rapor edip, Samsundan gelen donanımlı bir ekibe görevimizi devir ettik.

İkinci gün hem teknik ekipman hem de sahada çalışacak insan sayısında bayağı bir artış oldu. Yeni gelenlere yer açmak için biz şehirden ayrılmaya karar verdik. Akşama doğru Sivas’a dönüş yolunda binlerce tırın dolu bir şekilde deprem bölgesine gittiğini gördük. Yollar hem gidiş hem de gelişte aşırı kalabalık bazı yerlerde de tıkanmış durumda idi. Gece geç vakitte evimize vardık.

Elbistan’ı çok merak ediyordum. O kadar çok davet almıştım ki keşke böyle görmeseydim. Elbistan’da gördüklerimden ve haberlerde izlediğim diğer illerdeki yaşanan depremin etkisi bende çok derin izler bıraktı. Bu yazımda sadece kısaca yaşadıklarımı yazmaya çalıştım, yazacak, eleştirecek, önerilecek o kadar çok şey var ki inşallah onu da başka bir yazılarıma bırakayım.

Sözün bittiği, dillerimizin lal olduğu anlar olur, yaşadık hepsini. Allah’ım, halimiz sana ayan, biz aciz kullarına yüreklerimizin dayanamayacağı dert, acı verme. Bizi görünür, görünmez her türlü kazadan, beladan, afet ve musibetten koru. Şüphesiz senin her şeye gücün yeter.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
20 Aralık 2021 14:38
28 Ağustos 2023 10:35
27 Haziran 2022 18:44
4 Aralık 2023 16:00
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.